Kısa değerlendirme:
Akademik atama veya yeniden atama ret yazısı, tek başına dosyanın tamamını göstermez. Ret gerekçesi; kadro ilanı, başvuru dosyası, üniversite yönergesi, jüri raporları, yönetim kurulu kararları, rektörlük işlemi ve tebliğ tarihiyle birlikte incelenmelidir.
Özellikle doktor öğretim üyesi yeniden atamalarında, son görev süresindeki akademik faaliyetler, uygulanan kriterlerin işlem tarihinde yürürlükte olup olmadığı, ret gerekçesinin somutluğu ve yürütmenin durdurulması ihtiyacı ayrıca değerlendirilmelidir. Güçlü hukuki değerlendirme, ret yazısına cevap vermekten değil; üniversitenin işlemi hangi belgeye, hangi kritere ve hangi gerekçeye dayandırdığını görünür hale getirmekten geçer.
Akademik atama ve yeniden atama uyuşmazlıklarında ilk bakılması gereken belge çoğu zaman üniversiteden gelen kısa bir yazıdır. Bu yazıda “başvurunuz uygun görülmemiştir”, “yeniden atanmanız uygun bulunmamıştır”, “asgari koşulları sağlamadığınız değerlendirilmiştir”, “jüri raporları doğrultusunda işlem tesis edilmiştir” veya “başvurunuz değerlendirmeye alınmamıştır” gibi ifadeler yer alabilir.
Bu tür yazılar önemli olmakla birlikte, çoğu zaman yalnızca nihai sonucu bildirir. Asıl değerlendirme; kadro ilanı, başvuru dosyası, ilgili dönemde uygulanan akademik kriterler, jüri raporları, birim yönetim kurulu kararları, rektörlük işlemi ve tebliğ tarihi birlikte incelenerek yapılmalıdır.
Bu nedenle akademik atama veya yeniden atama dosyasında ilk soru “dava açalım mı?” olmamalıdır. Daha doğru soru şudur: Üniversite hangi gerekçeyle ret kararı vermiştir, bu gerekçe dosyadaki belgelerle gerçekten destekleniyor mu, bilimsel takdir yetkisi objektif şekilde kullanılmış mı, başvuru sürecinde eşitlik ve liyakat ilkelerine uygun davranılmış mı?
Kayseri’deki üniversitelerde görev yapan akademik personel bakımından bu tür işlemler, yalnızca 2547 sayılı Kanun hükümleriyle değil; ilgili üniversitenin işlem tarihinde yürürlükte olan atama ve yükseltme yönergesi, kadro ilanı, jüri raporları ve rektörlük işlemiyle birlikte değerlendirilmelidir.
Bu yazı, akademik atama ve yeniden atama ret yazılarının nasıl okunması gerektiğini; özellikle doktor öğretim üyesi yeniden ataması, öğretim üyesi kadro başvuruları, jüri raporları, üniversite atama kriterleri, gerekçesiz ret işlemleri ve idari dava stratejisi bakımından ele almaktadır.
Ret Yazısı Tek Başına Dosya Değildir
Akademik atama dosyalarında yapılan en önemli hata, üniversiteden gelen kısa ret yazısını dosyanın tamamı gibi görmektir. Oysa ret yazısı, çoğu zaman daha geniş bir değerlendirme sürecinin son halkasıdır.
Bu sürecin içinde kadro ilanı, başvuru dosyası, akademik yayın ve faaliyet listesi, üniversitenin yükseltilme ve atanma yönergesi, asgari koşul değerlendirme formu, jüri raporları, bilimsel değerlendirme raporları, birim yönetim kurulu kararları, rektörlük yazısı ve tebliğ belgesi bulunabilir.
Bu belgeler görülmeden ret kararının hukuka uygun olup olmadığı sağlıklı şekilde değerlendirilemez. Çünkü ret yazısında yer almayan gerekçe, dosya içinde jüri raporunda veya yönetim kurulu kararında bulunabilir. Aynı şekilde ret yazısında genel ifadeyle geçilen bir husus, dayanak belgelerde somut ve denetlenebilir biçimde açıklanmamış olabilir.
Bu nedenle akademik atama dosyasında güçlü değerlendirme, kısa ret yazısını büyütmekten değil; kararın arkasındaki belgeleri doğru okumaktan geçer.
Ret Yazısındaki İlk Ayrım: İlk Atama mı, Yeniden Atama mı?
Akademik personel dosyalarında ilk ayrım, işlemin niteliğidir. Bir kadro ilanına yapılan ilk başvuru ile görev süresi sona eren doktor öğretim üyesinin yeniden atanma talebi aynı hukuki zeminde değerlendirilmez.
İlk atama başvurusunda aday, ilan edilen bir kadroya başvurmuştur. Bu dosyada ilan şartları, başvuru koşulları, adayın belgeleri, jüri değerlendirmesi, kadro ihtiyacı ve atama yetkisinin kullanımı incelenir.
Yeniden atama dosyasında ise kişi hâlihazırda üniversitede görev yapmakta olan bir doktor öğretim üyesidir. Bu nedenle yalnızca ilk atama koşulları değil; son görev süresindeki akademik faaliyetler, üniversitenin yeniden atama ölçütleri, önceki uygulamalar, görev süresinin bitimine ilişkin takvim, rektörlük işlemi ve işlemin gerekçesi birlikte değerlendirilmelidir.
Bu ayrım yapılmadan dava stratejisi kurulamaz. Çünkü “başvurunuz reddedilmiştir” cümlesi ile “yeniden atanmanız uygun görülmemiştir” cümlesi, aynı sonucu doğuruyor gibi görünse de hukuken farklı değerlendirme süreçlerine dayanabilir.
“Asgari Koşulları Sağlamıyorsunuz” Gerekçesi Nasıl Okunmalı?
Akademik atama ve yeniden atama dosyalarında en sık karşılaşılan gerekçelerden biri, adayın asgari akademik koşulları sağlamadığı iddiasıdır. Bu gerekçe, ilk bakışta teknik ve objektif görünür. Ancak her dosyada ayrıca denetlenmelidir.
Öncelikle hangi koşulun sağlanmadığı açıkça belirlenmelidir. Ret yazısı yalnızca “asgari koşullar sağlanmamıştır” diyorsa, bu ifade tek başına yeterli olmayabilir. Hangi yayın, hangi puan, hangi faaliyet, hangi dönem, hangi belge veya hangi akademik ölçüt bakımından eksiklik bulunduğu gösterilmelidir.
Üniversiteler akademik kaliteyi artırmak amacıyla atama ve yükseltme kriterleri belirleyebilir. Ancak bu kriterlerin işlem tarihinde yürürlükte olup olmadığı, ilgili mevzuata ve YÖK tarafından belirlenen çerçeveye uygun şekilde kabul edilip edilmediği, objektif ve denetlenebilir nitelik taşıyıp taşımadığı ve somut dosyaya eşit şekilde uygulanıp uygulanmadığı ayrıca incelenmelidir.
Bu nedenle “asgari koşullar sağlanmadı” gerekçesiyle verilen ret işleminde yalnızca puan tablosuna bakmak yeterli değildir. Hangi akademik faaliyetin neden dikkate alınmadığı, hangi yayının neden puanlanmadığı, hangi kriterin hangi tarihte yürürlüğe girdiği ve aynı kriterin benzer durumdaki kişiler bakımından aynı şekilde uygulanıp uygulanmadığı da değerlendirilmelidir.
Bu çerçevede şu sorular özellikle önemlidir:
Bu sorular cevaplanmadan, “asgari koşul eksikliği” gerekçesinin hukuka uygun olduğu kabul edilmemelidir.
“Jüri Raporları Olumsuzdur” Denilmişse
Akademik atama dosyalarında jüri raporları önemli ve çoğu zaman belirleyici belgelerdir. Ancak jüri raporunun varlığı, işlemin kendiliğinden hukuka uygun olduğu anlamına gelmez.
Jüri raporu bilimsel değerlendirme içerir. Mahkeme, bilimsel değerlendirme alanının yerine geçerek adayın akademik yeterliliğini doğrudan kendisi belirlemez. Ancak jüri raporunun usule uygun düzenlenip düzenlenmediğini, gerekçeli olup olmadığını, adayın dosyasını gerçekten değerlendirip değerlendirmediğini ve somut, denetlenebilir açıklamalar içerip içermediğini inceleyebilir.
Bu nedenle olumsuz jüri raporu bulunan dosyalarda şu hususlar önemlidir:
Akademik takdir yetkisi, gerekçesiz kanaat yazısı anlamına gelmez. Jüri raporu bilimsel değerlendirme içerdiği ölçüde önemlidir; ancak idari işlemin yargısal denetime açık olabilmesi için raporun somut, gerekçeli ve dosyayla bağlantılı olması gerekir.
“Takdir Yetkisi Kullanılmıştır” Denilmişse
Üniversitelerin akademik kadro planlaması, bilimsel öncelikleri ve öğretim üyesi ihtiyacı bakımından takdir yetkisi bulunmaktadır. Ancak idare hukukunda takdir yetkisi sınırsız değildir.
Takdir yetkisi; kamu yararı, hizmet gerekleri, eşitlik, liyakat ve ölçülülük ilkeleri çerçevesinde kullanılmalıdır. Bu nedenle üniversite, “takdir yetkisi” ifadesini kullanarak işlemi gerekçesiz bırakamaz.
Akademik atama dosyalarında takdir yetkisinin hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığı şu noktalardan anlaşılır:
Takdir yetkisi, idareye serbest hareket alanı sağlar; ancak bu alan yargısal denetimin dışında değildir. Özellikle gerekçe yoksa, kriterler geriye yürütülmüşse, adayın dosyası eksik değerlendirilmişse veya eşitlik ilkesine aykırı uygulama varsa işlem tartışmalı hale gelir.
“İlan Şartını Taşımıyorsunuz” Denilmişse
Akademik kadro başvurularında ilan şartı belirleyicidir. Ancak ilan şartının kendisi de hukuka uygun olmalıdır.
İlan şartı; kadronun bilim alanı, bölüm ihtiyacı, eğitim-öğretim hizmeti ve akademik gereklerle bağlantılı olmalıdır. Özellikle kişiyi tarif eden, yalnızca belirli bir adayı işaret eden, bilimsel gerekçesi açıklanamayan veya objektif ölçüt taşımayan ilan şartları hukuki tartışma yaratabilir.
Bu noktada iki ayrı inceleme yapılmalıdır.
Birincisi, aday gerçekten ilan şartını taşıyor mu? Adayın lisans, yüksek lisans, doktora, uzmanlık, doçentlik alanı, yayınları, çalışma alanı ve deneyimi ilandaki şartla karşılaştırılmalıdır.
İkincisi, ilan şartı hukuka uygun mu? İlan şartı bilimsel, nesnel ve denetlenebilir mi? Kadronun bulunduğu birimin ihtiyacıyla bağlantılı mı? Yoksa kişiyi tanımlayan ve rekabeti sınırlayan bir şart mı?
İlan şartı hukuka aykırıysa, yalnızca atama işlemi değil, bazı durumlarda ilan işlemi de uyuşmazlığın merkezine girebilir. Bu nedenle akademik kadro başvurularında yalnızca sonuç yazısı değil, kadro ilanı da ayrıca incelenmelidir.
“Başvurunuz Değerlendirmeye Alınmamıştır” Denilmişse
Bazı akademik atama dosyalarında adayın dosyası esastan incelenmez; başvuru şekli, belge eksikliği, süre, ilan şartı veya başvuru yöntemi gerekçesiyle değerlendirmeye alınmaz.
Bu tür dosyalarda bilimsel yeterlilik tartışmasına geçmeden önce şekli ret gerekçesi incelenmelidir.
Başvurunun değerlendirmeye alınmaması, adayın akademik yeterliliği hakkında değil; başvuru sürecinin şekli koşulları hakkında sonuç doğurur. Bu nedenle dava stratejisi de buna göre kurulmalıdır.
Doktor Öğretim Üyesi Yeniden Atamasında Asıl Sorular
Doktor öğretim üyeliği, görev süresi bakımından ayrı dikkat gerektiren bir akademik kadrodur. Atama belirli süreyle yapılır ve süre sonunda yeniden atama gündeme gelebilir. Bu nedenle yeniden atama dosyaları, ilk atama başvurularından farklı okunmalıdır.
Yeniden atama sürecinde şu hususlar özellikle önemlidir:
Yeniden atama reddi, yalnızca yeni bir kadroya atanamama sonucunu doğurmaz. Hâlihazırda görev yapan kişinin üniversiteyle olan akademik bağını, maaşını, derslerini, projelerini, öğrencilerini ve mesleki planlamasını etkileyebilir. Bu nedenle yeniden atama ret işlemlerinde yürütmenin durdurulması ihtiyacı ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu dosyalarda özellikle son görev süresindeki akademik faaliyetlerin nasıl değerlendirildiği, üniversite yönergesinin hangi dönem bakımından uygulandığı ve benzer durumdaki öğretim üyeleriyle karşılaştırıldığında farklı uygulama yapılıp yapılmadığı önem kazanır.
Öğretim Üyesi Dışındaki Kadrolar Bu Yazıyla Karıştırılmamalıdır
Araştırma görevlisi ve öğretim görevlisi kadrolarına yapılan başvurular, öğretim üyesi kadro başvurularıyla aynı değildir. Bu kadrolarda ALES, yabancı dil, ön değerlendirme, giriş sınavı, nihai değerlendirme ve ilan şartlarının niteliği bakımından ayrı kurallar uygulanır.
Bu nedenle bir dosyanın öğretim üyesi atama dosyası mı, yoksa öğretim üyesi dışındaki öğretim elemanı kadro başvurusu mu olduğu ilk aşamada belirlenmelidir.
Araştırma görevlisi veya öğretim görevlisi başvurusunda uyuşmazlık çoğu zaman ilan şartının kişiyi tanımlayıp tanımlamadığı, ALES veya yabancı dil puanının doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, ön değerlendirme listesinin hatalı olup olmadığı, giriş sınavının usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ve nihai değerlendirme puanının doğru hesaplanıp hesaplanmadığı noktalarında doğar.
Bu yazının asıl odağı öğretim üyeliğine atama ve doktor öğretim üyesi yeniden ataması olduğundan, öğretim görevlisi ve araştırma görevlisi dosyaları her somut olayda kendi özel mevzuatı ve işlem süreci içinde ayrıca değerlendirilmelidir.
Ret Yazısında Gerekçe Yoksa
Akademik atama ve yeniden atama işlemlerinde en ciddi sorunlardan biri gerekçesizliktir. Ret yazısında yalnızca “uygun görülmemiştir” veya “başvurunuz reddedilmiştir” deniliyorsa, işlemin hangi nedenle tesis edildiği anlaşılamayabilir.
Gerekçe, idari işlemin denetlenebilir olmasını sağlar. Aday, hangi nedenle reddedildiğini bilmeden etkili başvuru veya dava hakkını kullanamaz. Mahkeme de işlemin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle bağlantısını ancak gerekçeden hareketle inceleyebilir.
Bu nedenle gerekçesiz veya yetersiz gerekçeli ret işlemlerinde şu hususlar önem taşır:
Akademik atama işlemlerinde gerekçe, yalnızca adayın bilgilendirilmesi için değil, işlemin yargısal denetime elverişli hale gelmesi için de önemlidir. Üniversite, ret kararını hangi bilimsel değerlendirmeye, hangi jüri raporuna, hangi yönerge hükmüne veya hangi kadro ihtiyacına dayandırdığını açıkça ortaya koymalıdır. Aksi halde adayın etkili dava hakkını kullanması güçleşir ve işlem, denetlenebilirlik yönünden zayıflar.
Gerekçesizlik, özellikle akademik takdir yetkisinin kullanıldığı dosyalarda işlemi zayıflatan önemli bir hukuka aykırılık iddiası olabilir.
Dava Stratejisi Ret Yazısına Değil, Kararın Dayanaklarına Kurulmalıdır
Akademik atama veya yeniden atama ret kararına karşı açılacak dava, yalnızca ret yazısına cevap veren bir metin olmamalıdır. Dava dilekçesi, üniversitenin ret gerekçesini taşıyan belgeleri tek tek görünür hale getirmelidir.
Dilekçede öncelikle işlem türü doğru belirlenmelidir. İlk atama başvurusu mu, yeniden atama reddi mi, başvurunun değerlendirmeye alınmaması mı, jüri raporuna dayalı olumsuz değerlendirme mi, ilan şartına dayalı ret mi?
Daha sonra hukuka aykırılık nedeni somutlaştırılmalıdır. Sorun ilan şartında mı, yönergede mi, puanlamada mı, jüri raporlarında mı, gerekçesizlikte mi, takdir yetkisinin kullanımında mı, eşitlik ilkesinde mi, süre ve tebliğde mi?
Akademik atama davalarında güçlü dilekçe, bilimsel çalışmaları uzun uzun anlatan dilekçe değildir. Güçlü dilekçe; üniversitenin hangi işlemi hangi belgeye dayanarak tesis ettiğini, bu belgenin neden hukuka aykırı veya eksik olduğunu ve işlemin aday üzerinde hangi somut sonucu doğurduğunu açıkça gösteren dilekçedir.
Yürütmenin Durdurulması Ne Zaman Gündeme Gelir?
Akademik atama ve yeniden atama ret kararlarında yürütmenin durdurulması talebi her dosyada aynı ağırlıkta değildir. Ancak özellikle yeniden atama reddi, görev süresinin sona ermesi, maaş ve özlük haklarının kaybı, derslerin ve akademik projelerin kesintiye uğraması, öğrencilerle yürütülen çalışmaların etkilenmesi gibi sonuçlar doğuruyorsa yürütmenin durdurulması ciddi şekilde değerlendirilmelidir.
Yürütmenin durdurulması talebi, yalnızca “akademik kariyer zarar görür” ifadesiyle kurulamaz. İşlemin açık hukuka aykırılığı ve uygulanması halinde doğacak telafisi güç zarar somutlaştırılmalıdır.
Bu kapsamda şu unsurlar birlikte gösterilmelidir:
Özellikle yeniden atama reddi dosyalarında yürütmenin durdurulması değerlendirilirken, yalnızca akademik unvanın kaybı değil; görev süresinin sona ermesiyle doğacak maaş ve özlük hakkı etkisi, ders ve sınav görevleri, tez danışmanlığı, proje yürütücülüğü, akademik yayın takvimi, laboratuvar veya araştırma faaliyetleri ve öğrenciler üzerindeki etkiler birlikte ortaya konulmalıdır. Bu somutlaştırma yapılmadan yürütmenin durdurulması talebi soyut kalabilir.
Bu değerlendirme her dosyada farklıdır. Bu nedenle yürütmenin durdurulması talebi, ret yazısının niteliğine ve adayın mevcut görev durumuna göre kurulmalıdır.
Dava Öncesinde Görülmesi Gereken Dosya Seti
Akademik atama ve yeniden atama uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce dosya seti tamamlanmalıdır. Yalnızca ret yazısı ile değerlendirme yapmak eksik kalır.
Görülmesi gereken temel belgeler şunlardır:
Kadro ilanı, başvuru dilekçesi, başvuru dosyası, akademik yayın ve faaliyet listesi, üniversitenin işlem tarihinde yürürlükte olan atama ve yükseltme yönergesi, varsa önceki yönergeler, yönergenin kabul ve yürürlük bilgileri, asgari koşul değerlendirme formu, jüri raporları, yönetim kurulu kararları, rektörlük yazıları, ret yazısı, tebliğ belgesi, varsa emsal uygulamalar ve önceki yeniden atama kararları.
Bu belgeler toplandıktan sonra dosyanın ağırlık merkezi belirlenmelidir. Bazı dosyalarda sorun jüri raporundadır. Bazılarında ilan şartı kişiyi tanımlar niteliktedir. Bazılarında puanlama hatalıdır. Bazılarında üniversite yönergesi yanlış uygulanmıştır. Bazılarında ise ret işlemi tamamen gerekçesizdir.
Dava stratejisi, bu ağırlık merkezi belirlenmeden kurulamaz.
Mevzuat ve Dosya Kontrolü Birlikte Yapılmalıdır
Akademik atama ve yeniden atama uyuşmazlıklarında yalnızca genel mevzuata bakmak yeterli değildir. Dosya; 2547 sayılı Kanun, Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği, ilgili üniversitenin işlem tarihinde yürürlükte olan atama ve yükseltme yönergesi, kadro ilanı, jüri raporları ve İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri birlikte değerlendirilerek okunmalıdır.
Kayseri’de akademik atama ve yeniden atama uyuşmazlıkları değerlendirilirken, işlemin Erciyes Üniversitesi, Kayseri Üniversitesi veya Nuh Naci Yazgan Üniversitesi bünyesinde tesis edilmiş olması tek başına sonucu belirlemez. Her dosyada ilgili üniversitenin işlem tarihinde yürürlükte olan atama ve yükseltme ölçütleri, başvuru duyurusu, jüri raporları, yönetim kurulu kararları ve rektörlük işlemi ayrıca incelenmelidir. Bu nedenle yerel üniversite uygulamaları, genel mevzuatla birlikte ancak somut dosya üzerinden anlam kazanır.
Bu değerlendirmede üç ayrım önemlidir: Adayın başvuru veya yeniden atama koşullarını sağlayıp sağlamadığı, üniversitenin uyguladığı kriterlerin işlem tarihinde yürürlükte ve somut dosyaya uygulanabilir olup olmadığı, idarenin takdir yetkisini gerekçeli, eşit ve denetlenebilir şekilde kullanıp kullanmadığı.
Bu ayrımlar yapılmadan, ret yazısının hukuka uygunluğu hakkında sağlıklı sonuca varılamaz. Akademik dosyalarda uyuşmazlık çoğu zaman “aday yeterli mi değil mi?” sorusundan ibaret değildir. Asıl mesele, üniversitenin ret işlemini hangi belgeye, hangi kritere ve hangi gerekçeye dayandırdığını hukuken ortaya koyup koyamadığıdır.
Ret Yazısı Değil, Ret Gerekçesi Okunmalıdır
Akademik atama ve yeniden atama dosyalarında güçlü hukuki değerlendirme, ret yazısına cevap vermekten ibaret değildir. Esas mesele, üniversitenin bilimsel takdir yetkisini hangi belgeye, hangi kritere ve hangi gerekçeye dayandırdığını görünür hale getirmektir.
Üniversiteler akademik kadro planlamasında takdir yetkisine sahiptir. Ancak bu yetki; kamu yararı, hizmet gerekleri, eşitlik, liyakat ve ölçülülük ilkeleriyle uyumlu kullanılmalıdır. Kadro ilanı, jüri raporu, üniversite yönergesi, başvuru dosyası ve nihai ret kararı arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunmalıdır.
Doktor öğretim üyesi yeniden ataması ve öğretim üyesi kadro başvurularında asıl değerlendirme, adayın akademik dosyası ile üniversitenin işlem gerekçesi arasındaki ilişkinin denetlenmesidir. Ret gerekçesi somut değilse, jüri raporları gerekçesizse, yönerge yanlış uygulanmışsa, ilan şartı kişiyi tarif ediyorsa veya benzer durumdaki kişiler arasında farklı uygulama yapılmışsa işlem hukuki tartışmaya açık hale gelir.
Bu nedenle akademik atama ve yeniden atama uyuşmazlıklarında dosya; yalnızca sonuç yazısı üzerinden değil, kadro ilanından jüri raporuna, üniversite yönergesinden rektörlük işlemine, tebliğ tarihinden yürütmenin durdurulması ihtiyacına kadar tüm süreç üzerinden okunmalıdır.
Doğruöz Hukuk Bürosu, akademik atama, yeniden atama ve üniversite personel işlemlerine ilişkin dosyalarda; ret yazısını değil, ret gerekçesini, kararın dayanaklarını ve işlemin adayın akademik statüsü üzerindeki somut etkilerini birlikte değerlendiren bir çalışma yaklaşımını benimsemektedir.
Not: Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her akademik atama veya yeniden atama uyuşmazlığı; kadro türü, üniversite yönergesi, başvuru tarihi, jüri raporları, işlem gerekçesi, tebliğ tarihi ve görev yapılan kurumun özel mevzuatı dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.
İlgili Yazılar
Doktor Öğretim Üyesi Yeniden Atama Şartları Nelerdir?
Üniversitede Görev Süresi Yenilememe ve İlişik Kesme İşlemleri
Vakıf Üniversitesinde Akademik Personelin Sözleşmesi Yenilenmezse Ne Yapılabilir?