Son güncelleme: 31 Ekim 2026
Bir yatırımcı 16 Eylül’de fon satış emri verdi. Payları bloke edildi, ancak satış bedeli hesabına geçmedi. Bir başkasının 17 Eylül’deki emri TEFAS tarafından iptal edildi. Hiç satış talimatı vermeyenler de var; tasfiye kapsamında ara ödeme alanlar da. Bu yatırımcıların karşılaştığı ekonomik sonuç benzer görünse de hukuki durumları aynı değil.
Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla yedi portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar verildi. TBMM’de 22 Ekim 2026’da kabul edilen 7596 sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun, 27 Ekim 2026 tarihli ve 33413 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanun, 17 Eylül 2026 tarihinden geçerli olmak üzere uygulanıyor (m. 8).
Kanun, bütün yatırımcılara aynı tutarı ödemeyi taahhüt etmiyor. Fonun kapsama girip girmediği, pay sahipliği kaydı, satış talimatının ulaştığı aşama, fonun dağıtılabilir nakdi ve daha önce yapılan ödemeler, her dosyada ayrı ayrı incelenmesi gereken hususlar.
7596 sayılı Kanun’un 1 ve 2. maddeleri, kapsamı SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen fonlardan, Kanun’un yayımlandığı 27 Ekim 2026 tarihinde tasfiyesi henüz tamamlanmamış olanlarla sınırlıyor. Diğer yatırım fonları için genel ve sürekli bir tasfiye rejimi kurulmuş değil. Bu nedenle 131 fonun tamamını, Kanun’un uygulanması bakımından hiçbir ayrım yapmadan aynı durumda göstermek doğru olmaz.
Kanun’un 17 Eylül’den geçerli olması ile 27 Ekim’de yürürlüğe girmesi birbirinden farklı kavramlar. Geriye etkili geçerlilik hükmü, yayımdan önce tamamlanan her tasfiye işleminin kendiliğinden yeniden açılacağı anlamını taşımaz. Önce ilgili fonun kimliği ve 27 Ekim itibarıyla tasfiye durumu belirlenmelidir.
Kanun’un 2/1-c ve 3/5. maddeleri uyarınca fon pay sahipliği, tasfiye ile görevli kuruluşun MKK kayıtlarıyla fon ve hesap bazında yapacağı mutabakat sonucu belirlenir. Ancak yatırımcının satış emri geçmişi bu tespitten ayrı düşünülemez.
Satış emri vermeyen veya payını muhafaza eden yatırımcı
İlgili fonun katılma payı kaydı mutabakatla doğrulanan yatırımcı, tasfiye bakiyesinden ödeme alma bakımından hak sahibi olabilir. Bununla birlikte tasfiye öncesinde banka ekranında görünen son fiyatın değişmeden ödeneceği söylenemez. Dağıtılabilir malvarlığı ve Kanun’un ödeme hükümleri belirleyicidir.
17 Eylül 2026 tarihli emri TEFAS tarafından iptal edilen yatırımcı
SPK’nın 28 Eylül 2026 tarihli açıklaması, fonların 17 Eylül’de TEFAS üzerinden işleme kapatıldığını ve aynı gün verilen emirlerin TEFAS tarafından iptal edildiğini belirtiyor. Kurul, bu talimatların sahiplerine tasfiye bakiyesinden fon pay sahipliği oranında ödeme yapılacağını açıkladı. İptal edilen emir, tek başına belirli bir satış fiyatından kesinleşmiş nakit alacağı oluşturmaz.
TEFAS’a ulaşmış, ancak gerçekleşmemiş ve payları bloke edilmiş talimat
7596 sayılı Kanun m. 3/5, 17 Eylül 2026 tarihi ve öncesinde TEFAS’a iletilmiş olmakla birlikte ilgili fonun temerrüdü ve/veya katılma payı fiyatının açıklanmaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen, katılma payları bloke edilmiş talimatların sahiplerini de fon pay sahibi sıfatıyla tasfiye hükümlerine tabi tutuyor. Bu özel düzenlemenin uygulanması için yalnızca emir tarihi değil, TEFAS’a iletim, gerçekleşmeme nedeni ve bloke kaydı birlikte doğrulanmalıdır.
SPK’nın 22 Ekim tarihli açıklamasına göre PBLK alt hesabında pay bulunması veya satış talimatı verilmesi, takasın başladığını ya da tamamlandığını tek başına göstermiyor. 6362 sayılı Kanun m. 79’daki takas kesinliği ilkesi de her gerçekleşmemiş satış talimatını tamamlanmış işleme dönüştürmüyor.
Banka veya yatırım kuruluşunun uygulamasında “talimatınız alınmıştır” mesajının görünmesi, emrin TEFAS’a gönderildiğini kanıtlamayabilir. Öncelikle kabul saati, emir numarası, TEFAS iletim referansı, ret veya iptal kaydı, işlem koşulları ve varsa teknik arıza bilgisi karşılaştırılmalıdır.
Emrin TEFAS’a hiç ulaşmaması, yatırımcının fon pay sahipliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bankanın sözleşmesel veya mevzuattan kaynaklanan bir yükümlülüğünü ihlal etmesi hâlinde ayrı bir sorumluluk tartışması doğabilir. Ancak tazminat yönünden yalnızca işlemin gerçekleşmemesi yeterli değildir: İhlal, zarar ve illiyet bağı ayrıca değerlendirilmelidir. Emir zamanında iletilseydi dahi fonun temerrüdü veya fiyat açıklamaması nedeniyle satışın gerçekleşmeyeceği ihtimali de göz ardı edilemez.
İlgili ayrıntılı değerlendirme: 131 Fonun Tasfiyesinde Satış Emri ve Ödeme Önceliği: TEFAS, PBLK ve SERB
Ayrıca: Banka satış emrinin TEFAS’a iletilmemesinin hukuki sonuçları
Hayır. Kanun genel çerçeveyi kurarken fon bazındaki tasfiye ve ödeme usullerini belirleme yetkisini SPK’ya bırakıyor. Bu nedenle ilgili fonun hangi karara tabi olduğu ayrıca kontrol edilmeli.
SPK’nın 27 Ekim 2026 tarihli 76/1903 sayılı kararına ilişkin resmî duyuruda, bu kararla açıklanan özel usulün Tera Portföy, Pusula Portföy ve Atlas Portföy’ün kurucusu olduğu tasfiye kapsamındaki fonlara ilişkin olduğu belirtiliyor. Aynı açıklamaya göre Pusula ve Atlas fonlarının tasfiyesi T.C. Ziraat Bankası A.Ş., Tera fonlarının tasfiyesi Türkiye İş Bankası A.Ş. tarafından yürütülecek. Bu görev dağılımı, bankanın başka bir sıfatla gerçekleştirdiği yatırım işlemlerinden doğabilecek sorumlulukla karıştırılmamalıdır.
Hedef Portföy’ün tasfiye kapsamındaki fonları ise SPK’nın 15 Ekim 2026 tarihli 70/1821 sayılı kararıyla daha önceki özel ara ödeme kararının kapsamından çıkarılarak 64/1770 sayılı karardaki tasfiye esaslarına tabi tutuldu. A1 Capital, Bulls ve Pardus fonları bakımından da ayrıca belirlenen tasfiye sırası ve esasları önem taşıyor. Bir fon grubuna ilişkin ödeme önceliği veya tasfiye kuruluşu diğer tüm fonlara genellenemez.
Bir tasfiye usulünde öngörülen azami sürenin uzatılması da yatırımcıya o sürenin sonunda mutlaka ödeme yapılacağına dair garanti sayılmaz. Esas alınacak bilgiler, fon bazında güncel SPK kararları ve fiilî tasfiye kayıtlarıdır.
Kanun m. 4/1, fon varlıklarının nakde çevrilmesinden elde edilen dağıtılabilir nakdin, tasfiye kararından önceki gün sonundaki birim pay fiyatı ile ödemeye esas pay adedinden bulunan toplamı karşılamaya yetmediği hâlde özel net yatırım tutarı hesabı öngörüyor. Bu hesap bütün yatırımcılara koşulsuz enflasyona endeksli ödeme vaat etmiyor.
Koşullar gerçekleştiğinde MKK, yatırımcının fonla ilgili her bir nakit giriş ve çıkışını tasfiye tarihine kadar TÜFE ile yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) değişim oranlarının aritmetik ortalamasına göre kıstelyevm yöntemiyle dikkate alıyor; nakit çıkışları ilk giren ilk çıkar (FIFO) esasına göre hesaptan düşülüyor. Özellikle farklı tarihlerde pay alıp kısmi satış yapan yatırımcıların ödeme hesabı, yalnız mevcut pay sayısına bakılarak denetlenemez.
Net yatırım tutarı, fonun son görünen piyasa değeri ve bankanın olası işlem kusuru nedeniyle ileri sürülebilecek zarar birbirinden farklı kavramlardır. Bunlardan biri diğerinin yerine kullanılarak tazminat hesabı yapılamaz.
Hesaplamanın ayrıntıları: Net yatırım tutarı yanlış hesaplanırsa nasıl incelenir?
Değil. Kanun m. 4/2, SPK tarafından belirlenen fonlarda ve kanuni şartlarla, nihai tasfiye ödemesine mahsup edilmek üzere ara ödeme yapılabilmesini düzenliyor. Ara ödeme, endeksleme yapılmadan bulunan net yatırım tutarını aşamaz. Kanundaki bir milyon TL tutarı koşulsuz ve herkese eşit ödenecek bir meblağ değil, ilgili hükümdeki üst sınırdır.
Para piyasası niteliğindeki fonlar bakımından getirilen istisna saklı kalmak üzere, ara ödeme için önceki gün sonundaki payların toplam değerine ilişkin sınır da uygulanır. Fonun dağıtılabilir nakdi yeterli değilse SPK, Kanun m. 4/3 çerçevesinde ödeme sırasını veya asgari ara ödeme tutarını belirleyebilir.
SPK’nın 27 Ekim açıklamasında Tera, Pusula ve Atlas fonları bakımından ara ödemeye öncelikle unvanında “para piyasası” ibaresi bulunan fonlardan başlanacağı ifade ediliyor. Bu açıklama, fonların tamamında ödeme yapıldığı veya her yatırımcının hemen aynı tutarı alacağı anlamına gelmez. Ara ödeme karşılığında fon katılma payları iade edilmez; pay iadesi nihai tasfiyede yapılır. Nihai ödemede daha önce aynı hakla bağlantılı yapılmış ödemeler mahsup edilir (m. 4/5).
30 Ekim 2026 tarihinde Anadolu Ajansının aktardığı bilgilere göre, Tera, Pusula ve Atlas Portföy’ün kurucusu olduğu olağanüstü tasfiye kapsamındaki yedi fonda 235.705 yatırımcıyı kapsayan toplam 29,3 milyar TL tutarında ilk ara ödeme süreci başlatıldı. Bu rakamlar, ilgili fon grubunda açıklanan ödeme uygulamasını gösteriyor; 131 fonun tamamında nihai tasfiyenin sonuçlandığı veya belirtilen bütün tutarların her yatırımcının hesabına kesin olarak geçtiği şeklinde yorumlanmamalıdır.
Ara ödemenin duyurulması ile belirli bir yatırımcının hesabına ödemenin fiilen geçmesi ayrı olgulardır. Ödeme bekleyen kişinin fon kodu, MKK mutabakat durumu, ilgili SPK kararına göre ödeme sırası, varsa ödeme dışı bırakılma işlemi ve hesap hareketleri birlikte incelenmelidir. Kısmi ödeme yapılmışsa tutarın hangi fon ve hakka ilişkin olduğu belirlenmeli; nihai tasfiye hesabındaki mahsup da bu kayıt üzerinden denetlenmelidir.
Fon varlıklarının değerlemesi ve hukuka aykırı çıkarılan değerlerin geri kazanılması
Kanun m. 3/2, tasfiye ile görevli kuruluşların fon portföyünü nakde çevirirken yatırımcıların ortak menfaatini ve mümkün olan en yüksek ekonomik değeri gözetmesini öngörüyor. Borsada oluşan fiyatın gerçek değeri yansıtmadığı veya tasfiyeyi geciktireceği durumlar için SPK’nın belirleyebileceği özel satış yöntemleri de düzenlenmiş durumda. Bu yetkilerin varlığı, belirli bir varlığın mutlaka belirli bir bedelle satılacağını göstermiyor.
Kanun m. 5, fon malvarlığından mevzuata aykırı biçimde veya gerçek bir ekonomik amaç bulunmaksızın çıkarılan değerlerin geri kazanılmasına ve zarardan sorumluluğa ilişkin özel hükümler içeriyor. Bu kapsamda SPK’nın tespit ve bildirimleri üzerine TMSF tarafından yürütülebilecek tahsil süreçleri, yatırımcının bankaya karşı ileri sürebileceği bağımsız sözleşmesel taleplerle aynı yol değildir.
Kanun m. 6 kapsamındaki geri kazanım hesapları TMSF’nin malvarlığından ayrı, fon bazında izleniyor. Tasfiye sürerken ilgili fon malvarlığına; tamamlandıktan sonra ise hak sahiplerine dağıtım amacıyla Yatırımcı Tazmin Merkezine (YTM) aktarma usulü düzenleniyor. YTM’nin burada üstlendiği özel dağıtım görevi ile 6362 sayılı Kanun’daki olağan yatırımcı tazmin sistemi birbirine karıştırılmamalı.
7596 sayılı Kanun m. 3/6, 6362 sayılı Kanun’un 104, 106 veya 107. maddelerinde düzenlenen fiilleri ilgili fonlarla bağlantılı olarak işlediği veya Kanun’da öngörülen biçimde birlikte hareket ettiği SPK tarafından tespit edilen kişi ve kurumlara yönelik özel bir ödeme dışlama hükmü içeriyor. Bu düzenleme bütün fon pay sahiplerine yönelmiş genel bir yasak değildir.
Bireysel bir dışlama işlemi söz konusuysa kararın kapsamı, gerekçesi, dayanak kayıtları ve tebliğ tarihi görülmeden hangi yargı yoluna hangi sürede başvurulacağı belirlenemez. Somut bir idari işlemle yalnızca fon kayıtlarının farklı görünmesi aynı hukuki uyuşmazlık değildir.
Kanun m. 4/4, tasfiye tarihinden önce katılma paylarını fona iade ederek ödeme almış kişilerin ve belirli pay işlemlerinden getiri elde etmiş olanların, hükümde gösterilen ölçüyü aşan getirilerini SPK tarafından ilan edilen hesaplara isteğe bağlı iade edebilmelerini düzenliyor. “İsteğe bağlı iade” ifadesi önemlidir: Her geçmiş satış hukuka aykırı sayılmaz; yalnız yüksek getiri elde edilmiş olması kendiliğinden zorunlu iade borcu oluşturmaz. Ayrı bir hukuka aykırılık iddiası varsa bunun dayanağı ayrıca incelenmelidir.
Önce işlem kaydını ve hak sahipliğini belirlemek
İlgili yatırım kuruluşundan emir kabul, iletim, iptal ve ret kayıtları; fon payı ve MKK hareketleri; net yatırım tutarı dökümü ve varsa ödeme hesabının dayanağı istenebilir. Tasfiye kuruluşu, bankanın yatırım hesabını işleten sıfatından farklı bir hukuki işlev üstleniyor olabilir. Talep muhatabı buna göre belirlenir.
SPK ve uyuşmazlık çözüm yolları
SPK’ya yapılacak şikâyet, sermaye piyasası mevzuatına uygunluk yönünden incelemeyi sağlayabilir; Kurul doğrudan bireysel tazminat hükmü veren mahkeme değildir. TSPB Müşteri Uyuşmazlıkları Hakem Heyetinin görev alanı ve kabul engelleri de somut işlem ve talep bakımından ayrıca denetlenmelidir. Yönergedeki üyeye ön başvuru, cevap ve Heyete başvuru süreleri her dosyada kontrol edilmeli; TSPB yolunun banka hakkındaki her tazminat talebinde otomatik olarak açık olduğu varsayılmamalıdır.
Özel hukuk talebi ile idari işlemin denetimini ayırmak
Bankanın emir iletim yükümlülüğüne aykırılık, hatalı ödeme hesabı veya fon yönetiminde belirli bir ihlal söz konusuysa şartlarına göre özel hukuk talebi gündeme gelebilir. SPK’nın bireysel hakkı etkileyen kesin ve yürütülebilir bir işlemi varsa idari yargı denetimi ise ayrı konudur. Görevli yargı mercii, taraf sıfatı, zorunlu başvuru ve arabuluculuk şartları ile süreler, her talebin hukuki niteliğine göre belirlenmelidir. Her yatırımcı için geçerli tek bir dava türü veya ortak başvuru süresi yoktur.
Başvuruların ayrıntıları: Fon tasfiyesinde banka, SPK, tasfiye kuruluşu ve yargı yolları
Fon kodu ve fonun tam unvanı; alım-satım ekstreleri; emir tarihi, saat ve numarası; bankanın emir teyidi; TEFAS iletim, ret ve iptal bilgisi; MKK hareketleri; PBLK/SERB kayıtları; mutabakat ve net yatırım tutarı dökümleri; Takasbank değerlemesine ilişkin açıklamalar; ara veya nihai ödeme dekontları ve kuruluşlarla yazışmalar, gerektiğinde karşılaştırılabilecek biçimde saklanmalıdır. Ekran görüntüsü tek başına işlem zincirinin tamamını göstermeyebilir; mümkün olduğunda orijinal elektronik kayıt da korunmalıdır.
7596 sayılı Kanun yürürlüğe girdi mi?
Evet. 27 Ekim 2026 tarihli ve 33413 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanun m. 8 uyarınca 17 Eylül 2026 tarihinden geçerli. Kapsam, yayım tarihinde tasfiyesi tamamlanmamış ilgili fonlarla sınırlı.
PBLK kaydım varsa 16 Eylül’deki satış fiyatından kesin ödeme alır mıyım?
PBLK kaydı, tek başına tamamlanmış takası veya belirli satış fiyatından kesinleşmiş bir nakit alacağını göstermiyor. Talimatın TEFAS’a ulaşıp ulaşmadığı, gerçekleşmeme nedeni ve Kanun m. 3/5’teki şartlar incelenmelidir.
Net yatırım tutarım 800 bin TL ise bir milyon TL ara ödeme yapılır mı?
Hayır. Kanuni ara ödeme, endeksleme uygulanmadan hesaplanan net yatırım tutarını aşamaz. Ayrıca ilgili fonun SPK kararı kapsamı ve diğer ödeme koşulları değerlendirilir.
Ara ödeme almak tasfiye hakkını tamamen sona erdirir mi?
Ara ödeme nihai ödemeye mahsup edilir; tek başına nihai tasfiyenin tamamlandığı anlamına gelmez. Öte yandan aynı hak için mükerrer tahsil de söz konusu olamaz.
Bütün 131 fonda 27 Ekim kararıyla aynı ödeme takvimi mi başladı?
Hayır. SPK’nın 76/1903 sayılı kararına ilişkin 27 Ekim duyurusu, Tera, Pusula ve Atlas fonlarına özgü usulleri açıklıyor. Diğer fonlar bakımından kendilerine uygulanabilir SPK kararları ve tasfiye aşaması ayrıca araştırılmalıdır.
Tasfiye sürecindeki bütün zararları YTM mi karşılayacak?
Hayır. 7596 sayılı Kanun uyarınca geri kazanılan tutarların YTM tarafından dağıtılmasıyla, 6362 sayılı Kanun’daki olağan yatırımcı tazmin rejimi farklı hukuki mekanizmalardır.
Önce hukuki durumun doğru tespiti
131 fonun tasfiyesinde esas mesele, yatırımcının yalnızca ne kadar para beklediği değildir. Hangi fonda hak sahibi olduğu, satış talimatının hangi aşamaya ulaştığı, hesabın hangi verilere göre oluşturulduğu ve uyuşmazlığın hangi işlemden doğduğu belirlenmeden sağlıklı bir başvuru yolu seçilemez. Aynı ekonomik kaybın altında farklı hukuki nedenler bulunabilir; talebin dayanacağı kayıtlar da buna göre değişir.
Av. Alper DOĞRUÖZ | Kayseri
Resmî kaynaklar ve güncel ödeme açıklaması
TBMM — 7596 sayılı Kanun (kabul edilen metin)
TBMM — 7596 sayılı Kanun bilgileri ve Resmî Gazete kaydı
SPK — 27.10.2026 tarihli basın duyurusu (76/1903)
SPK — Takas kesinliği ve PBLK, 22.10.2026
SPK — Tasfiye süresi ve 16–17 Eylül satış emirleri, 28.09.2026
SPK — Tasfiyedeki fonlara ilişkin ara ödeme duyurusu, 01.10.2026
Anadolu Ajansı / TRT Haber — 30.10.2026: Olağanüstü tasfiye fonlarında ilk ara ödemelerin başlaması
Bu makale, 31 Ekim 2026 itibarıyla erişilebilen mevzuat, resmî açıklamalar ve 30 Ekim tarihli ara ödemelere ilişkin kamuya aktarılan bilgiler esas alınarak genel hukuki bilgilendirme amacıyla güncellenmiştir. Yatırım tavsiyesi niteliğinde değildir; somut bir hak veya ödeme sonucu taahhüt etmez.